Kim bilir belki de bu tatilde…

11800442_10153529506391252_5494734246518897869_nHayatım boyunca yaptığım hiçbir tatil planı için kafam bu  seneki kadar karışmadı. Sanırım bu yazdan ne istediğimi bilmiyorum. Aslında benim için tatile gitmek için illa ki Temmuz Ağustos aylarının olması da gerekmiyor.

Mesela bir önceki sene Eylül ayının başında çıktığım tatil bence çok güzeldi. Gittiğim tatil beldesindeki sessizlik, havanın karartısı, denize girerken birden bire bastıran yağmurun denizde oluşturduğu sayısız boncuk tanesi ve doğanın sesi, yazlıkçıların ufaktan ufaktan şehre dönme telaşı ve geceleri daha da sessizleşen belde…

Bence tatili  sakin ve farklı zaman dilimlerinde yapmak, herkesin gittiği en yoğun dönemlerden daha da güzel oluyor!
Bu sene için aklımda yurt içi ve yurt dışından oluşan sayısız yere gitme planı var ve bunları yapmak için de hangi mevsimde olduğumun hiç bir önemi yok! Bu arada bunları yazıyorum fakat bu sene tatile çıkacağım ay Ağustos’un başı!

Ayyy “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!” dediğinizi duyar gibiyim…

Neyse!
Tatile giderken yanıma almam gereken şeyler hakkında da hiç bir fikre sahip değilim. Öyle çok fazla düşünmeye gerek yok; çünkü bu sene sadece sabahın köründen başlayıp akşama kadar denize girmek ve bisiklete binmek istiyorum. Bilmediğim ve her girdiğimde kaybolup kaybolup çok güzel sokakları keşfettikten sonra yolumu bulduğum, mahallelerinde köpeklerinin arkamdan koşturduğu ve çığlık çığlığa bisikletin tekerlerini çevirdiğim o kasabaların rengarenk sokaklarında yine güle eğlene gezmek istiyorum.

Haaa bir de şey vardı!
Ben normal zamanlarda kitap okumayı çok seven biriyim;  ama tatile gidince plajda güneşlenirken hiç de öyle kitap okuma alışkanlığım yoktur benim. Hani şu tatiller de kum güneş deniz ve kitap fotoğrafını paylaşanlar vardır ya, hakikaten çok merak ediyorum sırf klişe ve sosyal medya trendi olduğu için mi yoksa yanlarında götürdükleri o kitapları okudukları için mi yanlarına alıp da paylaşıyor insanlar! 

Durum böyle olunca bu sene kendi kendime bir karar aldım!  Son 3 senedir her tatile gidişimde kendimle süründürdüğüm ve yarım bıraktığım, elimde heba olan Christy Brown’un Sol Ayağım kitabını bitireceğim and içtim bu defa vazgeçmek yok!

Artık gidiş ya da dönüş yolunda mı olur bu, yoksa o mavi plajlarda mı bilmiyorum; ama o kitap bu sefer bitecek! Gerçi düşününce tatil, canınızın istediğinizi yapacağınız bir özgürlük alanı değil midir? O zaman ben de tatilde en doğal hakkım olan tembellik hakkımdan yararlanarak sadece canımın istediklerini yapmak istiyorum diye düşünüyorum ama bu o kitabın bitmesine engel değil, zaten sonuna gelmek üzereyim, bitince size de anlatırım artık!
Haydi o zaman birazcık kafa dinleyelim 😉

Herkese huzurlu mutlu bol deniz dalgalı tatiller 🙂

31.08.2015

11863501_10153527987306252_5443299007526430853_n

Veee tatil bitti:)

Ağustos’un son haftaları deniz analarının yumurtlama dönemidir, bilen bilir bilmeyense bu yazıyı okuyarak öğrenmiş olur. Benim bu yazın Balıkesir’in güzel kıyılarından birinde yaptığım tatilim de birazcık deniz analarının bana yaşattığı ufak ama yıkılmadığım hüsrana sebep oldu.  Denizin dibine dalarken yanağıma öpücük konduran ve iki gün boyunca ateşlenmeme sebep olan o şeffaf deniz anasını saymazsak her şey gayet güzeldi. Hatta o denizanası bile güzeldi…

11885134_10153554242311252_3336995398675749178_n

Sol yanım kitabını yine bitiremedim, hatta onu bitiremediğim yetmedi üstüne bir de Alexander Dumas’ın Kamelyalı Kadın kitabını en heyecanlı yerinde yarım bıraktım… Sanırım tatillerde okunan kitaplar konusunda fazlasıyla istikrarsız bir insanım 🙂

Bana denizleri, balıkları, gök yüzünü verseler yeter…

 

Be Sociable, Share!

6 comments

Bir Cevap Yazın