Bu Hikaye Senin…

Etrafı irili ufaklı cılız sazlıklarla çevrili olan çitlerin arasından yokuş aşağı iniyorum. Uzun zamandır olmak istediğim yerdeyim. Patikanın sağ tarafında üstünde çeşit çeşit ağaçlar olan ve güneşi ikindi vaktinden sonra arkasına sırtlayan bir tepe var, hemen altında durgun bir göl. Gölün etrafında birkaç tane asi kaz dolanıyor. Bir şeylere kızmış olmalılar ki sürekli bağırıyorlar… Mevsimden […]

Kadife Çiçeği

Kerpiçten yapılmış iki katlı küçük evin bahçesindeki verandadayım. Duvar diplerinde irili ufaklı kır çiçekleri; mor, turuncu, sarı, pembe, mavi… İçlerinde  bir tanesi var ki en sevdiğim. Sıcak iklimlerin turuncu ile sarı arası geçişleri olan, zahmetsiz ve keskin kokulu Kadife çiçeği. Eski dinlerde ‘tanrılara sunulan çiçek’ olarakta bilinirmiş. İlkbaharda müjdeyle yeşerip sonbahara kadar dem tutan, kış […]

LİMON AĞACI

Salondaki kadife koltukta oturuyorum. Hemen yanı başımda camdan yapılmış balkon var. Cam balkonlar ne de güzeller. Davetsiz gelen misafirleri severler onlar. Sabahları üzerine ansızın düşen çiğ tanelerini, yağmur damlalarını, kendilerinde iz bırakan elleri… Yerde annemin fesleğenleri var. Bir de limon ve zeytin ağacı. Annem büyükçe bir saksıya yan yana dikmiş onları. Siz burada kardeşçe büyüyün […]

 Likya’nın İncisi Phaselis Antik Kenti…

Çocukken kendisi hakkında yayınlanan belgeselleri meraklı gözlerle izlediğim ‘Likya Yolu’ bu seneki uzun tatil planımın başlangıç noktası oldu diyebilirim. Daha önce Akdeniz’deki tatil beldelerinde yazın keyfini çıkartmış olsamda bu seneki Likya tatilim benim için öncekilerden çok daha keyifliydi. Arkeolojiye fazlaca meraklı birisi için, antik kentlerin arasında mavi suların keyfini yaşamak inanılmaz bir şey. Fethiye’den Antalya‘ya […]

‘Ölmeden önce yapılması gerekenler’ listeme bir yenisini ekledim ;)

Benim için her şey küçükken yaptığım şehirlerarası bir yolculukla başlamıştı. Uzayıp giden asfalt yol kenarlarında sıralı bir şekilde dizili olan tahta telefon direklerinin arka fonunda kalan, sarı başak tarlaları ve günebakanlar vardı. ‘Ölmeden önce yapılması gerekenler’ listeme eklediklerim arasındaydı; günebakan tarlalarının arasında tekrar koşmak, nefes almak ve gökyüzünü izlemek… Saçlarım artık çocukluğumdaki gibi altınsarısı olmasa […]

Surların içindeki mabed! Aya İrini…

Geçenlerde yakın bir arkadaşımın evinin terasında otururken, bir yandan püfür püfür esen rüzgarın esintisinde huzur buluyor, diğer yandan terastaki salıncakta sallanıyordum. Hemen yanı başımda duran masanın üzerinde iki tane cam bardak vardı ve bardaklardan birinde aynen şöyle yazıyordu. ‘Memlekete özel bardak.’ Benim elimdeki bardak Denizli iline aitti. Arkadaşımınki ise İstanbul içindi. Her iki ilinde popüler […]

Antik bir şehre küçük bir yolculuk…

25 Mart Cuma / Dört günlük kısa bir Ege kültür turundan herkese merhaba! Yolculuğumun ilk günü deli gibi bir yağmur yağıyor. Saat 05:51 suları. Edremit’e girdik. Camdan dışarıyı izliyorum. Yağmur damlaları çok güzel görünüyor ve zeytinlikler! Güneşse yüzünü hiç göstermiyor. Bursa, Balıkesir, Çanakkale. Bu yollar bana neden hep çocukluğumu hatırlatıyor? Soğuk ve şehirler arası bir […]

Kısa bir tarih :)

Reklamın iyisi kötüsü olmaz tabi ki… Ortaköy sokaklarında bulunan ve bir tekstil firmasının reklam sloganı olarak kullandığı,”Bulunmaz Hint Kumaşı ” günümüzde ne üretilir ne de bulunur. Bir zamanlar Hindistan’ın ana gelir kaynağı olan ve uzun yıllar önce üretimi durdurulan söz dizisinin çok anlamlı bir geçmişi vardır. 1700’lü yıllarda Hindistan’ı sömürgeleştiren İngilizler,bölgede var olan yerli el dokumacılığına son […]

Aç Kapıyı Bezirgan Başı ;)

Tıpkı hanın gizli bölmeleri gibi en derin yerlerde gizlenmiş olan anılarımızda kalmış bir oyunda saklıydı çocukluğumuz. “Aç kapıyı Bezirgân Başı” diye şarkılar söyleyen ebe olan kişilerin “Bezirgân Başı”nın köprü kapısını tutmasını bekleyen ve o küçük masum kolların altından geçen çocuklar… Peki kimdi o oyunda geçen ve kelime anlamını bile bilmediğimiz Bezirganbaşı! Hemen açıklayayım. Eski zamanlarda […]