Kızının Kaleminden Babasına “Dört Harf İki Hece”

Bu aralar belki de hayatım boyunca yaptığım en doğru şeyin gururunu yaşamakla meşgulüm çünkü ellerimde uzun soluksuz ve uykusuz gecelerin olduğu satır satır emeklerim var. 1 Mart 2017 Çarşamba akşamı Patnos Şehit Ömer Halis Demir Konferans Salonu’nda babamın anısına yazdığım “Dört Harf İki Hece” kitabımın imza gününde babamın sevenleri, dostları, öğrencileri ve meslektaşlarıyla bir aradaydık. O günün benim için anlam ve önemi sadece babamın anısına yazdığım kitabın değerli halkımıza tanıtım günü değil, aynı zamanda babamın aramızdan ayrılışının 21’inci ölüm yıl dönümü olmasıydı.
Babam 21 yıl önce 1 Mart 1996 Cuma günü Savaş Ay’ın fakir çocuklar için başlattığı, ‘Beyaz Tebeşir’ kampanyasında Patnos’a düşen yardım payından daha fazlasını alabilmek için Ağrı’ya giderken geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. Babamın tamamlayamadığı yardım kampanyasını 21 yıl sonra ben üstlenerek, dostlarımızın da desteğiyle ihtiyaç sahibi çocuklarımız için güzel bir yardım fonu oluşturacağımıza inandım ve bunu başardım.
Babam hayata gözlerini yummuş olsa da memleketinin kalkınması için yaptığı ve yürüttüğü faaliyetlerle, sanata ve sanatçıya değer veren yönüyle, toplumdaki farklı ve renkli kimliğiyle, en önemlisi de yetiştirdiği sayısız öğrencisiyle, saygı duyulan ve sevilen bir insan olarak adını Patnos’ta her zaman yaşattı.
Bu kitap benim tabiri caizse çocuğum gibi oldu. İki yıllık emeğimin sonucunu hayal ettiğimden çok daha güzel bir şekilde aldım.
Nasıl mı? Kitabımın satışından elde ettiğim gelirle getirttiğim kırtasiye malzemeleri, 1660 adet 100 temel seçme eser ve dünya klasikleri setleri belirlenen 25 köy okulundaki pırıl pırıl köy çocuklarına gitti.
Gençali Köyü, Çavuş Köyü, Ergençli Köyü, Yürekveren Köyü, Usluca Köyü, Kazanbey Köyü, Dağalan Bağbaşı Köyü, Hasandolu Köyü, Andaçlı Köyü, Ürküt Köyü, Gökçeali Köyü, Taşkın Köyü, Konakbey Köyü, Kuşkaya Köyü, Tepeli Köyü, Bozoğlak Köyü, Budak Köyü, Çakırbey Köyü, Dericak Köyü, Zirekli Köyü, Tanyeli Köyü, Çaputlu Köyü Urfa Yeniköy ve diğerleri…
Sadece bu kadar da değil; köy okullarına ek olarak 30’dan fazla yatılı bölge okulu, lise, orta okul ve ilk okulda 800’den fazla öğrenciye konferans verdim. Memleketimizin çocuklarına babamı ve babamın Patnos’ta yaptığı sosyokültürel porojeleri anlattım. 1980 – 90 dönemlerinde yapılan hizmetler çocuklara ışık tuttu. Babam, koca yürekli idealist insan, o çocuklar için rol model oldu. Gözlerinin içi umutla parlayan ve etrafımda cıvıldaşan çocuklardan sayısız mektuplar aldım. Mavi ,yeşil, kahverengi, siyah gözlerdeki ışığı, sıcacık gülüşleri gördüm. Beni sevgiyle kucaklayan küçücük ellerle tanıştım. Bazen yüzlerde umut oldum, bazen hasret, bazen gurur, bazen mutluluk, bazen hüzün. Etrafımdan dolup taşan o kocaman yürekli çocuklara, gençlere bakarken ne kadar da zengin olduğumu düşündüm… Düşünüyorum da gerçekten ben ne kadar da zengindim, babam ne kadar da zengindi…
Mutluyum gururluyum. Bütün bu olanlar babamın eseri. O olmasa benim çocuklara bıraktığım izlerin hiç bir anlamı olmazdı. Patnos’ta gittiğim okullar arasında çocukluğumun geçtiği, doğup büyüdüğüm Endüstri Meslek Lisesi Okulu ve Lojmanları’da vardı. Evet yüzlerce öğrenciye konferans verdim ama hiç bir okulda Endüstri Meslek Lisesi’ndeki kadar mutlu olmadım. Çünkü orası benim hayatımın en güzel anılarının biriktiği yerlerdi. Daha önce çocukken o okulun sahnesinde söylediğim şarkıları, çatılardan dökülen yağmurları, koşturduğum sokakları ve baharı hiç unutmadım. Orası benim umutlarımı, çocukluk endişelerimi, anılarımı, kısacası hayatımın en güzel ve değerli zamanlarını geçirdiğim en değerli hayat parçam oldu hep. Çocukluğumun babam kokan yanları oldu…
Peki ben kime yazıyordum ki bu satırları?
Üç beş kıyıda köşede kalmış gönlü benim ki gibi bazı hatıralarla veya insan enkazlarıyla dolu yanlızlıklara mı? Bazen kelimeler anlamını yitirir; gülen gözlerdeki bakışlar, sıcacık bir el her şeyi anlatır! Küçükken farkına bile varamadığın en kadim, en içten değerler günün birinde asıl yerine oturur.
Ve düşünürsün…
Bir insanın hayatı daha ne kadar işleyebilir ki, başka bir hayatın içine? Kimin gönlü kimi anarsa o kişi onunlaymış. Benim gönlüm hep babamı aradı ve babam için yazdığım bu kitapla ne kadar zengin olduğumu gördüm.
Ve Teşekkür…
lk yazarlık deneyimim olan ve benim için geride bırakacağım belki de en değerli eser olan kitabımın oluşmasında; hayatımın en büyük güzelliklerini arkamda bırakırken, bana ve eserime göstermiş oldukları hoşgörü, sevgi ve beni ben yapan değerlerin varisi, bu günlere gelmemde büyük pay sahibi olan değerli aileme; dünyanın en özverili annesi annem Güler Bayar’a, kardeşlerim Bilal Bayar ve Tuğberk Bayar’a; satır satır dostluğu, önerileri, tavsiyeleri ve samimi yaklaşımıyla kitabımın her satırında bana destek veren sevgili arkadaşım Özge Avcı’ya, bu kitabı yazmamda bana cesaret veren dostum Sami Mert Eğilmezer’e, kitabıma isim veren değerli kardeşim Cankut Fırat ‘a, kitabımın tanıtım filmi, hazırlık aşamasıve birçok sürecine destek veren arkadaşlarım; Murat Doğan, Emrah Sakallıoğlu, Emre Hızıroğlu, Ahmet Bayraktar,Yaşar Bilik ‘e, Semih Yardımcı ‘ya, babamın kıymetli öğrencisi Arif Alpdoğan’a, araştırmacı yazar Osman Sosyal’a, bu kitabın en değerli taşlarını yerine oturtan Yahya Yahya Karabas, Şemsettin Çakir, İzzet Yılmaz, Halil Halil Turker, Cemil Taşdemir, Şenol Taşdemir, Medeni İlden, Recep Koca, Maşallah Yüce’ye, iyi bir baba olan Temel Bahadır Özdoğru’ya ve Mustafa Yıldırım’a…
Memleketimin koca yürekli o güzel köy insanlarına, Urfa’daki 7 yıllık zaman zarfı içinde ve devamında bir ömür sürecek olan en içten dostlukların temel taşı Sayın Mahmut Felhan’a ve babama aile olan kendisini evlatları gibi benimseyen Urfa’dan Felhan ailesine, babamı tanıyan tanımayan, saygı duyan herkese, öğrencilerine, dostlarına, kardeşlerine, arkadaşlarına bütün Patnos halkına!
Ve en önemlisi…
Araştırmalarım boyunca gerek insani ve ahlaki değerleri, gerekse örnek edindiğim, onur duyduğum, tecrübelerinden ve o geniş arşivinden faydalandığım kıymetlim Nadir Bayar’a kucak dolusu sevgiler…
Kızının kaleminden yüreğinin sahibine saygılarımla…
Kızın Hilal.


KİTAP SATIŞ NOKTALARI :

KİTAPYURDU

http://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/product&product_id=418181&gclid=COLj-ZCv_NICFe0Q0wod5LwANQ

D&R

http://www.dr.com.tr/Kitap/Dort-Harf-Iki-Hece/Edebiyat/Turk-Gunluk-Ani/urunno=0001690998001

İDEFİX

http://www.idefix.com/Kitap/Dort-Harf-Iki-Hece/Hilal-Bayar/Edebiyat/Turk-Gunluk-Ani/urunno=0001690998001?gclid=CJezuY-v_NICFQ4TGwod3y8Npg

N.11.COM

http://urun.n11.com/cagdas-turk-ve-dunya-edebiyati/dort-harf-iki-hece-P172198861?cid=604001&gclid=CMyBqpKv_NICFU0Q0wod_EIEog&gclsrc=aw.ds

KİTAP AMBARI

https://www.kitapambari.com/dort-harf-iki-hece-hilal-bayar

 

Babalar ve Kızları!

020216.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxxAslında havalar tam anlamıyla soğumadan alışveriş merkezlerine ve kapalı sinemalara gitme gibi bir huyum olmasa da, geçen hafta vizyona giren filmler listesine göz atarken gözüme ilk çarpan film “Babalar ve Kızları” oldu ve o filme gittim.  Okuduğum ilk eleştiri filmi öylesine yerden yere vuruyor, öylesine özensiz ve gereksiz gösteriyordu ki! Yapılan olumsuz eleştiriler, filmin aldığı düşük yıldız sayısı ve çok fazla sinemada gösterime girmemiş olması benim gitmeme engel değildi. Bu film aradaki bağı özel her baba kız ilişkisinde olduğu gibi benim içinde çok özel bir kıyıda yerini alıyordu.

                                                                      ***

Filmin İçeriğini okudukça “Babalar ve Kızları” vizyondan kalkmadan önce, o filme gitmem gerektiği konusunda artık emindim. Dram filmlerini pek fazla sevdiğim söylenemez fakat; bazen acıyı yaşamak istersin çünkü yaşadığın acının içinde bulduğun şeydir mutluluk.  

Russel Crow’un başrolde oynadığı film, Pulitzer Ödüllü bir yazar olan Jace Davis ile kızı Katie’nin arasındaki eşsiz baba kız hikayesini ele alıyor. Ünlü yazar Jace bir trafik kazası sonrası eşini kaybediyor ve kazanın hasarlarını atlatamadığı için sürekli kriz ve atak geçiriyor. Daha önce aldığı ödüle rağmen son eseri “Acı Laleler” kitabı tutulmaz. ve Jace’in hayattaki en önemli sorunu ise kızının eğitimiyle ilgilenmektir.  Ünlü yazar, Jace Davis kitabı tutulmayınca ve hastalığı ilerleyince hayattaki en değerli varlığı olan kızı için bir kitap yazmaya karar verir fakat Jace daha kitabı basılmadan, bir atak sonrası kafasını sert bir cisme çarparak ölür. Babasının ölümü Katie’nin üzerinde derin izler bırakarak, büyüdüğünde psikolojik sorunlar yaşamasına ve kimseye güvenmek istememesine neden olur.

                                                                                               ***

Filmin ismi, konusu, afişteki baba kız figürü ve en önemlisi hikayesi, kendimde çok şey bulma sebebim olmuştu ve fragmanı izlerken yüzümde oluşan hüzünlü bir tebessümle birlikte ertesi gün sinemanın yolunu tutmuştum bile…

indir

                                                 ***

Daha filmin ikinci dakikasında gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı. Kendimden binlerce parça buldum “Babalar ve Kızları” filminde. Ben kendimi bulduğum her parçada paramparça olacağımı bile bile gittim bu güzel hikayeye. İçinde sürüklendiğim her sahne gözümde yaş, dudaklarımda tatlı bir tebessüm oluşturdu. Bir babayla kızı arasındaki bağ ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Film  geçmişle gelecek arasında sürekli bir gel git oluşturarak seyirciler üzerinde kafa karışıklığı yaratsa da benim için “Babalar ve Kızları” gayet güzel işlenmiş bir eserdi.  Üstelik bu hikayenin beni ilgilendiren kısmı sadece bu kadarıyla da kalmıyordu.

                                                                                                    ***

Jace dünyadaki en değerli varlığı, kızı için bir kitap yazıyor ve bu kitap diğer eseri gibi ödül kazanıyor.  Bu hikaye benim için müthiş bir şeydi; hem konusu hem yayınlanma zamanı bana ne kadar da doğru bir şey yaptığımı tekrar tekrar hatırlatıyordu.  Daktilonun, tuşlarının, kağıtların, kalemlerin ve defterlerin geçtiği her sahne, İzlediğim o her bir sahnede yaptığım şeyin haklı gururunu ve doğruluğunu yaşamak bana “iyi ki!”lerimi tekrar tekrar hatırlatıyordu. İlk satırlarda da yazdığım gibi bu filmin her parçası benim için ayrı bir değere sahipti çünkü ben de babam için bir kitap yazmıştım.

                                                                                                        ***

Bir insanın hayattaki en sevdiği varlık için kalıcı bir şeyler yapmasından daha kutsal bir şey olamaz hele ki, bir babanın ve kızının arasındaki o derin sevgiyi ancak yürekten hissedenler anlayabilir…

fathersanddaughters1

“Yazarlıkta asıl mesele hakikat satırını yakalamaktır”

Jace Davis

                                                              ***

Benim için özel olan “Babalar ve Kızları” gittiğime fazlasıyla değdi ve vizyondan kalkmadan önce kendinden birer parça bulacak bütün baba ve küçük kızlarını bekliyor.

                     Ve kitabın son cümlelerinde Jace’in söylediği gibi…

Seni son sayıdan bir fazla seviyorum Katie / baba